Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras, Kentimizin Su Kaynakları ve Yatırımlar Konusunda Kapsamlı Bir Yazı Kaleme Aldı

26 Ekim 2026


Muğla’da iklim değişikliğinin en önemli etkisini su kaynaklarımız üzerinde görüyoruz. Kuraklık artık karşı karşıya olduğumuz en ciddi sorunlardan biri.

Akdeniz Havzası’nda yer alıyoruz. Sıcaklıklar yükseliyor, yağış düzeni değişiyor, kurak dönemler uzuyor. Yeraltı su kaynaklarımız da bundan etkileniyor.

Muğla’nın bir özelliği bu sorunu daha da ağırlaştırıyor. Nüfusumuz yıl boyunca büyük değişim gösteriyor.

Yaklaşık 1 milyon 100 bin yerleşik nüfusumuz var. Turizm sezonunda hizmet verdiğimiz nüfus 5 milyona ulaşıyor. Bazı dönemlerde bu sayının çok daha yukarı çıktığını biliyoruz.

Su tüketiminin en yüksek olduğu dönem, aynı zamanda su kaynaklarımızın en fazla zorlandığı dönem.

Meteoroloji verilerine göre Muğla’da temmuz ayı ortalama yağışı 4,3 milimetre, ağustos ayı ortalaması ise 3,7 milimetre. Yani yazın en yoğun iki ayında toplam ortalama yağış yalnızca 8 milimetre.

Bir de nüfustaki değişimi düşünün.

Kişi başına günlük 150 litre tüketim hesabıyla 1 milyon 100 bin kişinin günlük su ihtiyacı yaklaşık 165 bin metreküp. Nüfus 5 milyona çıktığında bu miktar 750 bin metreküpe yükseliyor.

Bu elbette teorik bir hesap. Ancak sorunun büyüklüğünü göstermesi bakımından önemli.

Bodrum bunun en belirgin örneği. Yaklaşık 200 bin yerleşik nüfusu olan ilçemizde yaz aylarındaki su tüketimi zaman zaman 1 milyon kişilik nüfusun tüketimine eşdeğer seviyelere ulaşıyor.

Dolayısıyla Muğla’da su yönetimini yalnızca resmî nüfusa göre planlayamayız. Turizm hareketliliğini, ikinci konutları, mevsimsel nüfus değişimini ve iklim koşullarını birlikte hesaba katmak zorundayız.

2025 su yılında Türkiye genelindeki yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 26,3 altında kaldı. Son 52 yılın en düşük su yılı yağışı kaydedildi.

Yağışların azalması kadar düzensizleşmesi de önemli. Bazen aylarca yeterli yağış alamıyoruz, bazen çok kısa sürede aşırı yağışlarla karşılaşıyoruz. Yağışın artması da her zaman su kaynaklarımızın yeterince beslendiği anlamına gelmiyor.

Bütün bunlar su yönetiminde farklı bir anlayışı gerekli kılıyor.

Göreve geldiğimizde özellikle Bodrum’da sürekli patlayan isale hatları, yüksek su kayıpları ve yaz aylarında yaşanan kesintilerle karşı karşıyaydık. Zamanımızın ve kaynaklarımızın önemli bir bölümünü ortaya çıkan sorunlara müdahale etmek için kullanıyorduk.

Bir anlamda su bizi yönetiyordu.

Son iki buçuk yılda yaptığımız yatırımlarla, geliştirdiğimiz projelerle ve MUSKİ’nin kurumsal kapasitesini güçlendirerek bu durumu büyük ölçüde değiştirdik.

Artık biz suyu yönetiyoruz.

Bütün sorunların çözüldüğünü söylemiyorum. Ancak bugün nerede, ne kadar suya ihtiyacımız olduğunu, sistemin hangi noktalarında sorun yaşandığını daha iyi biliyor ve yatırımlarımızı buna göre yönlendiriyoruz.

Öncelikle mevcut suyumuzu korumaya çalışıyoruz.

Çünkü kuraklıkla mücadele ederken bir taraftan da şebekelerde büyük miktarda su kaybetmeyi sürdüremeyiz.

Bodrum’da yıllardır sorun yaratan ana isale hatlarının önemli bir bölümünü yeniledik. Kalan bölümlerde çalışmalarımız devam ediyor. İl genelinde eskiyen içme suyu hatlarını değiştiriyor, basınç yönetimi ve kayıp-kaçak çalışmalarına ağırlık veriyoruz.

Bu amaçla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile 62,9 milyon avroluk bir finansman anlaşması yaptık.

Dalaman, Ortaca, Köyceğiz, Dalyan, Toparlar ve Sarıgerme bölgelerindeki içme suyu altyapısını güçlendireceğiz. Eski hatları yenileyecek, su kayıplarını azaltacak ve yeni iletim hatları oluşturacağız.

MUSKİ’nin dijital altyapısını da geliştiriyoruz.

SCADA sistemimizle depolarımızı, şebeke basınçlarını, su seviyelerini ve tesislerimizi merkezden izliyoruz. Sistemi yaygınlaştırıyoruz. 2026 yılı için 1.206 SCADA istasyonuna ulaşma hedefimiz var.

Bu sayede arızaları daha hızlı tespit edebiliyor, gereksiz su kayıplarını önleyebiliyor ve işletme maliyetlerini azaltabiliyoruz.

Bir diğer önemli konu yeni su kaynakları.

Özellikle Bodrum ve Milas’ın gelecekteki su ihtiyacını karşılamak için Ekinanbarı Desalinasyon Projesi’ni hazırladık.

Yılda yaklaşık 20 milyon metreküp su üretmesi planlanan bu projeyi 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na aldırdık.

Bu miktar günlük ortalama 55 bin metreküp ilave su demek.

Projenin enerji ihtiyacını ve çevresel etkilerini de dikkate alıyoruz. Deniz ekosistemini koruyarak, enerji verimli teknolojilerle bu yatırımı gerçekleştirmek istiyoruz.

 

Ancak su meselesini yalnızca yeni kaynaklar bularak çözemeyiz.

Arıtılmış atıksuların yeniden kullanılması üzerinde de çalışıyoruz.

Muğla’da 32 atıksu arıtma tesisimiz var. Bu tesislerin toplam günlük arıtma kapasitesi yaklaşık 320 bin metreküp.

2025 yılında açıklanan verilere göre yaklaşık 55 milyon metreküp atıksu arıtıldı.

Bu suyun uygun standartlarda yeniden kullanılması bizim için önemli bir fırsat.

Menteşe’de bu yönde uygulamalara başladık. Diğer tesislerimiz için de hazırlıklarımız sürüyor.

Özellikle park ve bahçe sulamalarında, uygun tarımsal alanlarda ve içme suyu kalitesinde su gerektirmeyen faaliyetlerde arıtılmış suyu kullanmayı yaygınlaştırmak istiyoruz.

Bunun yanında Muğla’nın İçme Suyu ve Atıksu Master Planlarını hazırlıyoruz.

Bu planları çok önemsiyorum.

Çünkü Muğla’nın su ihtiyacını yalnızca bugünün koşullarına göre belirleyemeyiz.

On yıl, yirmi yıl, otuz yıl sonra nüfusumuz ne olacak? Turizm hangi bölgelerde yoğunlaşacak? İklim değişikliği mevcut su kaynaklarımızı nasıl etkileyecek? Hangi ilçemizde ne kadar yeni yatırıma ihtiyacımız olacak?

Bunların yanıtlarını bilimsel çalışmalarla ortaya koyuyoruz.

Muğla Planlama Ajansımız (MUPA) ve MUSKİ birlikte kurumsal kapasite geliştirme çalışmaları yürütüyor.

MUPA’nın araştırma ve planlama kapasitesini, MUSKİ’nin teknik birikimi ve saha deneyimiyle birleştiriyoruz.

Su yönetimine ilişkin verileri daha kapsamlı değerlendirmek, yatırımların önceliklerini doğru belirlemek ve kaynaklarımızı daha verimli kullanmak istiyoruz.

Akademik çevrelerle ve uluslararası kuruluşlarla da iş birliği yapıyoruz.

Bu kapsamda uluslararası su çalıştayı düzenledik. Bilim insanlarını, uzmanları ve ilgili kurumları bir araya getirdik. Dünyadaki uygulamaları, yeni teknolojileri ve Muğla’nın ihtiyaçlarını ele aldık.

Ayrıca kurakçıl peyzaj konusunda bir çalıştay gerçekleştirdik.

Muğla gibi kuraklık riski giderek artan bir kentte, parklarımızda ve yeşil alanlarımızda yoğun su isteyen bitkileri kullanmaya devam edemeyiz.

Yerel bitki türlerine, az su tüketen peyzaj düzenlemelerine ve verimli sulama sistemlerine yöneliyoruz.

Bu konuyu kent estetiği kadar su tasarrufu açısından da değerlendiriyoruz.

Bir başka önemli konu da kentimizin gelişme biçimi.

Muğla’da turizm, tarım ve yapılaşma kararlarının su kaynaklarımız üzerindeki etkisini dikkate almak zorundayız.

Örneğin yeni bir turizm yatırımı planlanırken yalnızca yatak kapasitesini değil, o tesisin yaz aylarında ne kadar su tüketeceğini ve bölgenin mevcut su kaynaklarının bu talebi karşılayıp karşılayamayacağını da değerlendirmek gerekiyor.

Aynı şekilde yeni yerleşim alanlarını, kanalizasyon ve arıtma kapasitemizle birlikte düşünmek zorundayız.

Hazırladığımız master planlarla ve Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızla bu yaklaşımı güçlendiriyoruz.

Bizim için mesele yalnızca vatandaşlarımızın musluğundan bugün su akmasını sağlamak değil. On yıl sonra, yirmi yıl sonra da aynı hizmeti sürdürebilmek.

Bu nedenle su yatırımlarını belediyemizin en önemli önceliklerinden biri olarak görüyoruz.

Muğla’nın su sorunları elbette kısa sürede tamamen çözülemez. İklim değişikliği devam ediyor. Nüfus baskısı artıyor. Su kaynaklarımız üzerindeki riskler büyüyor.

Ama artık daha hazırlıklıyız.

Nerede kayıp olduğunu ölçüyoruz. Altyapımızı yeniliyoruz. Yeni kaynaklar geliştiriyoruz. Arıtılmış suyu yeniden kullanmak için çalışıyoruz. Bilimsel verilerle uzun vadeli planlar hazırlıyoruz.

Göreve geldiğimizde suyun yarattığı sorunların peşinden koşuyorduk. Bugün ise suyun geleceğini planlıyoruz.

Muğla’nın önümüzdeki yıllarda da yaşanabilir bir kent olarak kalması, su kaynaklarını nasıl yönettiğimize bağlı.

Çünkü kuraklık artık geçici bir sorun değil. Önümüzdeki yıllarda da birlikte yaşayacağımız bir gerçek.

Biz de bütün planlarımızı bu gerçeği dikkate alarak yapıyoruz.

Ahmet ARAS
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı
Kıyı Belediyeler Birliği Başkanı